1 Ağustos 2010, Pazar - Test YayınıAna SayfaÜyelikİletişimReklamYardımSözleşme FORUM
Hamilelik Bebek ve Çocuk Aile Sağlık Ergenlik Eğitim Engelli Çocuk Ev Sigorta Yeme-İçme Tatil Oyun
Ana Sayfa Üyelik Sözleşme Forum Sözlük Çin Takvimi
1 2 3 4 5 6 7
Kullanıcı Girişi

E-posta Adresiniz

Şifreniz


Beni Hatırla GİRİŞ

  Şifremi Unuttum | Üye Olmak İstiyorum

Hamilelik / Ruh ve Beden Sağlığı

Bu Sayfayı paylaşabilirsiniz


Hamilelik-Gebelik döneminde oluşabilecek psikolojik izlenimler


önce kadının annelik yönü tam manasıyla gelişmişse görülebilen, anneyle bebeği arasındaki sevgi dolu ilişkiyi ele alacağız. Annenin çocuğuyla ilişkisiyle, annenin kendi bebekliğinde annesiyle olan ilişkisini bağlantılandıran birçok sebep vardır. Küçük çocuklar, bilinçli ve bilinçsiz olarak, bebek sahibi olmayı çok arzular. Küçük kızın bilinçdışı fantezilerinde annesinin karnı bebeklerle doludur. Bu bebekler; yaratıcılığı, gücü ve iyiliği sembolize eden babasının penisi tarafından oraya yerleştirilmiştir. Yaratıcı ve hayat verici olarak babasına ve onun cinsel organına imrenme küçük kızda hakim olan tutumdur. Buna kendi çocuklarına sahip olması ve içinde bebekleri -en değerli malı olarak- olması arzusu güçlü bir şekilde eşlik eder.

Küçük kızların oyuncak bebekleriyle sanki kendi bebekleriymiş gibi oynaması her zaman gözlenir. Ama çoğu kez çocuk, oyuncak bebeğine canlı ve gerçek bir bebek, bir arkadaş ve bir dost gibi tutkuyla bağlanır, onu hayatının bir parçası yapar. Onu sadece yanında taşımaz, devamlı aklındadır. Güne onunla başlar ve başka bir şey yapması istenirse onu isteksizce bırakır.

çocuklukta duyulan bu istekler, kadınlığa kadar devam eder. önce gebelikte bebeği karnında büyürken ardından da doğurduğunda bebeğine duyduğu yoğun sevgiye katkıda bulunur. En sonunda bebeğe sahip olmanın zevki çocuklukta babasından bir bebeğe sahip olmak isteyip de olamadığında yaşadığı engellenmenin acısını giderir. Uzunca bir süre ertelenen bu çok önemli arzunun doyumu öfkesini azaltır ve çocuğunu sevme yetisini arttırır. Bununda ötesinde bebeğin çaresizliği ve annesinin bakımına çok ihtiyaç duyması, annenin bebeğini diğer insanlardan daha fazla sevmesine yol açar. Böylelikle artık annenin tüm sevgisinin ve yapıcı eğilimlerinin bir odağı vardır. Bildiğimiz gibi bazı anneler bu ilişkiyi kendi arzuları için kullanırlar, mesela sahip olma istekleri ve birisinin kendilerine bağımlı olmasından aldıkları tatmin gibi. Böyle anneler çocuklarının hep yanlarında olmalarını ister ve büyümelerinden ve kendi bireyselliklerinin olmasından nefret ederler. Diğerlerinde çocuğun çaresizliği, bir çok kaynaktan türeyen ve şimdi eski özlemlerin doyumu olan bebekle ilişkilendirilebilen onarma arzusunun tümünü gün yüzüne çıkarır. Annesine kendisini sevebilme zevkini tattıran bebeğe karşı duyulan memnuniyet bu duyguları arttırır ve anne için en önemli şeyin bebeğin iyiliği olmasına yol açar. Annenin memnuniyeti bebeğin mutluluğuyla bağlantılı hale gelir.

Gebelik döneminde fiziksel değişimlerle birlikte psikolojik değişimler de yaşanmaktadır.

Birçok hamile kadının yaşadığı psikolojik değişiklikler, aynı zamanda yoğun bir stresin oluşumuna da neden olur. Kişiden kişiye farklılık gösteren bu dönemdeki psikolojik durum, bazen tedavi gerektirebilecek seviyeye ulaşır.                           

Bazı gebeler bu dönemi keyifli geçirirken bazıları da stresli bir dönem olarak geçirebilir. İstenen bir gebelikte, mutluluk ve doyum duygusu yaşanır. Bazen de gebelik kadınlarda, kendine güven, kendini gerçekleştirme, seçkinlik duygusu da verebilir.

Bazı kadınlar için; mutluluk, olgunluk, olarak algılanabilen hamilelik, bazı kadınlar için; endişe, kaygılı bekleyiş, olarak yaşanabilir.

Küçük yaşta ve isteği dışında gebe kalmış olmak, eşin olmaması, maddi ve sosyal yetersizlik gebenin ruhsal durumunu bozan faktörlerdir. Vücudunda meydana gelen değişiklikler ve bu değişikliklere adaptasyon sorunu, doğacak olan bebeğin normal olup olmadığı kaygısı, doğumun ağrılı bir olay olarak algılanması,  doğum sonrası bebek bakımının zor olacağı düşüncesi yaşanan stresi artıran nedenleridir.

Anne adayının daha önce geçirdiği depresyon gibi psikiyatrik hastalığı var ise,hamilelik dönemi boyunca dikkatle izlenmesi gerekir.

Hamilelikteki her ay, kendine özgü psikolojik kaygılar ve beklentiler doğurur. Hamile kadın özellikle ilk ayda psikolojik ve fizyolojik değişiklikler yaşar. Bu dönemde yorgunluk, bulantı ve kusma gibi fizyolojik belirtiLER ortaya çıkar. Ayrıca kadının ailesi ile ilişkisi, iş durumu, hamileliğin yaratacağı beklenti ve stresler, sürecin nasıl yaşanacağını etkiler.

Eğer kusma, kişinin normal yaşantısını devam ettirmesini engelleyecek düzeyde ise, kadına psikolojik destek, hatta ilaç desteği gerekir. Ayrıca bu dönemde yapılacak, gevşeme çalışmaları da faydalıdır.

Hamileliğin üçüncü ayında, doğacak bebek, annenin bütün vücut sistemlerini etkiler. Bu dönemde doğuma ait beklentiler ön plana çıkar. Doğum korkusu yaşayan kadınların kendini kontrol edememe, beden ve duygusal denetimle ilgili kaygıları olur. Bu nedenle eğer böyle bir durum var ise, anne adayının psikolojik açıdan yakın takibi ve desteklenmesi zorunludur.

Hamileliğin son dönemlerinde doğum ve bebeğin sağlığına ait kaygılarla oluşacak yaşam değişikliklere ve bunlara uyum ön plana çıkmaktadır.

Hamilelikte çok mühim olan bir konu da, kadının bu değişiklikleri yaşarken eşin tutumu ve yaşanılan çevredir. Eş, gebede oluşan değişimlerden birinci derecede etkilenmektedir. Kadının kendi durumuna adapte olmaya çalıştığı durumlarda, eş ihmal edildiğini düşünmektedir. Burada eşin verdiği destek ve güven, kadının bu durumdan rahatça çıkmasına ve güven bulmasına yardımcı olmaktadır. Eşin psikolojik yapısı bu destekleri vermeye yeterli değilse, kadının yaşayacağı yük daha ağırlaşmaktadır. Bu durumda her ne olursa olsun, baba adayının da hamileliğin ilk dönemlerinde beraber değerlendirilmesi ve oluşacak değişimler konusunda bilinçlendirilmesi ve yardımcı olması sağlanmalıdır. Bilgilendirici ve destek verici kişi olan doktor, hamile kadında oluşacak değişimler ve sorunlar karşısında paylaşımcı durarak, kişinin doğuma ait kaygı ve olumsuz beklentilerini düzenlemeye yardımcı olabilir.

Anneliğe kendini hazır hissetmeyen kadınlar, çevrelerinden yardım yada destek alamadıkları taktirde, kendilerini büyük bir baskı altında hissedebiliyorlar.

Bazen de yeni doğan bebeğin bakımı nedeniyle aşırı uykusuzluk yada yorgunluk çeken kadınlar stresli bir ruh hali içine girebiliyor. Daha önce yaşamış olduğu hamileliğinin ardından depresyona girmiş yada geçmişinde bir takım psikolojik sorunlar yaşamış kadınlar ise hamilelik sonrası depresyona daha yatkın görülüyor. Anneliği henüz yeni tatmış olmasın rağmen bu güzel duygunun tadını çıkaramadan depresyona giren kadınların çoğunda aşağıdaki ortak noktalar gözlemleniyor:

Bebeğe karşı ilgisizlik
İştah kaybı
Gerginlik
Konsantrasyon bozukluğu
Sürekli ağlama
Bebeğin bakımının dışındaki zamanlarda çekilen uykusuzluk
çevredeki olaylara karşı tepkisizlik
Sürekli yorgunluk
Cinsel isteksizlik



- -

Daha önce 515 kez okunmuş.

Bu makale size yardımcı oldu mu?



Oyla


İlginizi Çekebilecek Diğer Başlıklar

Doğum sonrasında annede ruhsal durum değişiklikleri
Doğum sonrasında annenin hüznü-üzülmesi
Doğum sonrasında annede oluşan depresyon belirtileri
Hamilelikte-Gebelikte veya doğum sonrasında bebeğin üzücü kaybı
Kadınların en mutlu olduğu yaşlar
Beden ve ruh sağlığının önemi, mutlu olmanın sırları
Hamilelikte (Gebelikte) sigaranın anne adayına olumsuz etkileri
Stress ve Gebelik (Anne ve Bebek Sağlığı)

Üyelerimizden YorumlarYorum Yaz

 


ARA

Çocuğunuza Web Sayfası!
Şimdi çocuğunuza bir web sayfası açıp her gün ona yazabilirsiniz. Büyüdüğünde hepsini okuyacak, kim bilir belki siz de ilerde okursunuz.

Daha fazla detay için buraya tıklayın.

Merak Ettiklerinizi Sorun!

Merak ettiğiniz tüm soruları forumlarda sorarak paylaşabilirsiniz..



 Güncel Makaleler
 
Çocuklarda gizli tehlike SSPE!

30 Temmuz 2010 / 11:49
 
Yaz aylarında görülen ishale dikkat!

27 Temmuz 2010 / 09:22
 
Güneş kreminiz sizi ne kadar koruyabiliyor?

24 Temmuz 2010 / 10:46
 
Sedef hastalığı ve tedavisi

23 Temmuz 2010 / 11:25
 
Bebeğinizin giysilerine sinen süt kokusundan nasıl kurtulabilirsiniz?

22 Temmuz 2010 / 10:33
 
Makyaj ürünlerini en doğru şekilde nasıl muhafaza edebiliriz?

20 Temmuz 2010 / 11:38
 
Ayak terlemesine son!

20 Temmuz 2010 / 11:34
 
Diyabet dondurmaları mümkün olduğunca az tüketilmeli!

17 Temmuz 2010 / 10:12
 

 Forumlardan
 
Bebişimi güzel bir hediye

20 Temmuz 2010 / 16:25
 
Bebeklerin zihin inşasında kelimelerin gücü

20 Mayıs 2010 / 17:19
 
İlköğretim Çağındaki Çocukların Internet Kullanım Alışkanlıkları ve Ebeveynlerin Bu Konudaki Tutumu

11 Mayıs 2010 / 17:31
 

 Anket
 
Ergenlik döneminde çocuğunuzun davranışlarını gözlemlediniz mi?
Evet
Hayır
OYLA

Ana Sayfa    Üyelik    Sözleşme    İletişim    Reklam    Yardım  Copyright 2009 | Cocuk.com  
Site Kullanım Sözleşmesine ilaveten > Cocuk.com (c) 2009 Tüm hakları saklıdır ve kaynak belirtmeden kullanılamaz.

Dikkat:Bu sitede yer alan yazıların, uzmanların ve doktorların önerilerinin tümü, bilgi edinmek isteyen kullanıcılar/üyeler/ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların, uzmanların ve doktorların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site , yazarları, uzmanları ve editörleri sorumlu tutulamaz. www.cocuk.com da yer alan her türlü bilgi, değerlendirme, yorum ve görüntüler kişileri bilgilendirmeye yönelik olup, hiç bir şekilde kişinin doktorundan bağımsız teşhis ve tedaviye yönlendirilmesi anlamına gelmemektedir. Burada yer alan bilgi ve değerlendirmelerin uygulanması sonucunda ortaya çıkacak doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan cocuk.com ve ilgili uzman, yazar, editörler veya diğer çalışanlar sorumlu olmayacaktır.


eKolik