1 Ağustos 2010, Pazar - Test YayınıAna SayfaÜyelikİletişimReklamYardımSözleşme FORUM
Hamilelik Bebek ve Çocuk Aile Sağlık Ergenlik Eğitim Engelli Çocuk Ev Sigorta Yeme-İçme Tatil Oyun
Ana Sayfa Üyelik Sözleşme Forum Sözlük Çin Takvimi
1 2 3 4 5 6 7
Kullanıcı Girişi

E-posta Adresiniz

Şifreniz


Beni Hatırla GİRİŞ

  Şifremi Unuttum | Üye Olmak İstiyorum

Sağlık / Genel Sağlık

Bu Sayfayı paylaşabilirsiniz


Panik atak ve tedavisi


Panik Atağı Nedir?

Panik duygusunu tanımlamak zordur. Olağandışı özelliği nedeni ile korkudan ayırt edilir. Panik yaşayan kişi yaşadıklarından ürker, dehşete düşer. Anksiyete geleceğe dönük bir duygudur. Hastalar bir felaketin eşiğindeymiş gibi bunalırlar.
çoğu kez neden korktuklarını da belirleyemezler. çaresizlik duyguları bu belirsizlik nedeniyle daha da artar. Kendilerini birşeyler yapmak zorunda hissederler, koşup uzaklaşmak, kaçıp kurtulmak isterler.
Kalp atışları hızlı ve güçlüdür, adeta zorlu bir egzersiz yapmış gibidir. Bazen de göğsünün içinde bir boşluk varmış gibi hisseder. Bazen göğüs ağrıları da olur. Ağrı keskin ve batıcıdır, bazen sol kola da yayılır. Kalp krizindeki ağrılardan farklı olarak egzersizle ilişkisi olmadan başlar, dinlenmeyle düzelmez.
Hastaya aldığı nefes adeta yetmemektedir. Hızlı hızlı ve derin derin soluk alma ihtiyacı duyulur. Kişi eğer gece panik atağı ile uyanırsa, hemen açık bir pencerenin önüne geçip derin derin nefes alma ihtiyacı hisseder. Uzun süre derin nefesler almaya devam eden kişilerde parmaklarda hafif uyuşma ve karıncalanma hissedilmeye başlanır. Kas seyirmeleri, sersemlik, yorgunluk meydana gelir.
Panik atağı yaşayan bir hastada en çok gözlenen belirtiler çarpıntı hissi, nabız sayısında artış, göğüs ağrısı, solunum sıkıntısı ve panik tarzında korku yaşantısıdır. Ancak bunlardan başka belirtiler de vardır. çevrenin bulanık, sanki suda yüzermiş hissi yarattığı bir başdönmesi, sersemlik, bayılma hissi görülür. Soğuk soğuk terlemeler, ateş basması hissi, tüylerin diken diken olması, ürperme, titreme hisleri görülebilir. Hastaların yarıya yakınında mide yakınmaları vardır. Ağrı, midede rahatsızlık hissi görülür.
Panik atağındaki yoğun korku ve huzursuzluk durumu aniden başlayıp, en geç 10 dakika içinde en üst düzeye ulaşır ve genelde 20-40 dakikada sonlanır. Belirtiler;

1- çarpıntı, kalp hızında artış, kalp seslerini duyuyor gibi hissetme

2- Terleme

3- Titreme ya da sarsılma hissi

4- Boğulma ya da nefes alamama, nefesinin yetmediği hisleri

5- Tıkanma, soluğun kesilmesi hisleri

6- Göğüste ağrı veya göğüste bir rahatsızlık hissi

7- Bulantı ya da karında ağrı ya da karında bir rahatsızlık hissi

8- Baş dönmesi, dengesizlik, basta sersemlik hissi, bayılma hissi, yere düşecek gibi olma

9- çevreyi olduğundan farklı, sanki gerçek değil gibi hissetme ya da kendini çevredekilerden
ayrılmış, olağandışı, farklı bir şekilde algılama hali

10- Kontrolünü kaybetme, delireceğini düşünme seklinde bir korku

11- O anda, kalp krizi geçireceği ya da öleceği korkusu

12- Uyuşma, hissizlik,yanma, karıncalanma hisleri

13- üşüme, ürperme ,soğuk ya da sıcak basmaları, basından aşağı kaynar su dökülmüş veya
hamama girmiş gibi olma


Panik Atak Hangi bozukluklarda  Görülebilir ?

Panik bozukluğu, bir travma yaşandıktan sonra travmayı anımsatan durumlarda, sosyal fobi ve diğer fobilerde fobinin ortaya çıkmasına yol açan bir durumla karşılaşıldığında, saplantı-zorlantı bozukluğu, madde kullanımına ya da vücutsal bir hastalığa bağlı kaygı bozukluklarında görülebilir.

Bir panik atak sebepsiz olarak aniden başlayabileceği gibi, belli bazı durum ya da ortamlarla ilişkili de olabilir. örnek olarak korkulan bir hayvan (örümcek, kedi,köpek,fare,yılan görmek gibi), kalabalık bir ortamda bir faaliyet (konuşma, yemek yeme gibi) bir durumu takiben de başlayabilir. 




Panik  Bozukluğu

Yukarıda belirtilmiş olan panik ataklarının aniden, beklenmedik zamanlarda ve tekrarlayarak oluşması ve en az 1 ay sureyle bu atakların tekrarlayacağı yönünde sürekli bir kaygı, atağın sonunda olabileceğini düşündüğü şeyler (ölmek, delirmek, kalp krizi geçirmek şeklinde ) ile ilgili kaygı duyma ya da bu ataklarla ilgili olarak bazı davranışlarında değişiklikler yapma seklindeki bir rahatsızlıktır. Hastalar bu atağı yeniden yaşamaktan korktukları yerlere gidemez ya da yanlarında biri olmadan sokağa çıkmak ya da evde yalnız kalmak istemezler. Temel korku bir yerde sıkışıp kalmak, oradan kaçıp kurtulamamaktır.
 
 
Agorafobi


Panik bozukluğu agorafobili ya da agorafobisiz olabilmektedir. Agorafobi sözcüğü eski Yunanca dan köken almaktadır. Agora pazar yeri, toplantı yeri, geniş meydan anlamına, fobi ise korku anlamına gelmektedir. Kişi yalnız kalmaktan, kaçmanın, o ortamdan uzaklaşmanın kolay olmayacağı ya da her hangi bir rahatsızlık hissetme anında yardim alamayacağı topluma açık yerlerde olmaktan korku duymaktadır.


Bu kişilerde gördüğümüz bazı ortak özellikler arasında, tek başına dışarıya çıkamama ve yanlarına başka bir kişiyi de alma, kalabalık caddelerden geçememe, kalabalık mağaza, marketlere girememe, kapalı ortamlar (tünel, köprü ve asansörler gibi) ve kapalı araçlar (metro,otobüs, uçak gibi) dan kaçınma sayılabilir. İleri aşamalarda kişiler evlerinden çıkmayı reddedip, çevrelerindekileri de kendileri gibi evde tutmaya zorlayabilirler. Sosyal ilişkiler bozulup, boşanmalara yol açabilir.
 
 
Panik Bozukluğu, Toplum ve Tedavi


Toplumda hastalığın hayat boyu görülme yaygınlığı % 1.5-3 arasında değişmekte olup, her 4 hastadan üçü kadınlardan oluşur. Kadınlarda % 2.1, erkeklerde % 0.6 oranında görülmektedir. Kişilerin 1/10’u hayatları boyunca en az bir kez panik atak geçirmekte ve bunların yaklaşık olarak 1/6’si panik bozukluğa dönüşmektedir. 

Kalıtımın etkisi var mıdır?


Panik bozukluğu vakalarının birinci derece yakınlarında bu hastalığın görülme olasılığı, diğer kişilere göre 4-7 kat daha çoktur (normalde 2-4 iken, panik bozukluklu kişilerin yakınlarında % 2-21 oranında ). Bu hastalığı olanların yaklaşık % 50 ‘sinin, yakınlarında bu hastalık gözlenmekte olup, %15 vakada bu yakınlık birinci derecedendir.


Panik Bozukluğunun Oluşumunda Gelişimsel Ve çevresel Faktörler: 

çocuklukta yaşanan anne-baba sevgisinin kaybı, yaptıklarının anne ve babanın istekleri ile uygunluk göstermemesi halinde terkedilecegi korkusu gibi korkuların panik bozukluk ile ilişkisi olduğu iddia edilmektedir. Panik bozukluğu olan hastalar, ailelerinin “kendilerine düşük derecede bakim verdiklerini ancak çok fazla koruyucu olduklarını” söylemektedirler. Boşanma, ölum sebebiyle daha çocukken anne-babadan ayrılma yaşantıları olanlarda da panik atakları fazla görülmektedir. Bunun yanısıra panik bozukluğu olan hastaların ebeveynlerini otoriter, cezalandırıcı, talepkar ve eleştirel olarak algıladıkları da belirtilmiştir. 
Yapılan bazı araştırmalara göre, panik bozukluğu başlamadan yaklaşık iki ay kadar önce, kişi için önemli bir takım olaylar belirtilmiştir (önemli bir kişinin kaybı gibi) 

Panik Bozukluğunda Beyindeki Değişimler: 

“Hipokampal girus” denen bölgede metabolik asimetri gözlenmiş olup, ‘her an olacak’ seklindeki beklenti anında beyin temporal bölgesinde kan akımında artış saptanmıştır. Karbondiokside aşırı duyarlılık, noradrenerjik sistemin aşırı aktivitesi ve serotonin yapımındaki bozuklukların hastalıkta rol aldığı düşünülmektedir.
 

Panik Bozukluğu ile Karışabilen Diğer Hastalıklar: 

Kansızlık, kalp krizi, kalp yetmezliği, yüksek tansiyon, astım, akciğer ambolisi, beyin-damar hastalıkları (enfarktlar-beyin kanamaları), epilepsi (sara hastalığı), migren, multipl skleroz, beyin tümörleri, diabet (seker hastalığı), hipertiroidi (tiroid bezlerinin çok çalışması), hipoglisemi (kan sekeri düşüklüğü), hipoparatiroidi (paratiroid bezlerinin az çalışması), bazı maddelerle zehirlenme (amfetamin, kokain, marihuana, nikotin, teofilin, antikolinerjik dediğimiz maddeler), bazı maddelerin kullanımının aniden kesilmesi ( alkol, tansiyon tedavisinde kullanılan ilaçlar, uyku getirici ilaçlar), üremi, vücut su-tuz dengesi bozuklukları, yaygın enfeksiyonlar, lupus hastalığı panik bozukluk tabloları ile karışabilmektedir. 

Tedavi Yöntemleri:


1-İlaç tedavisi: En az 1-2 yıl, doz yavaşça yükseltilerek kullanılmalıdır.
 
2- Bilişsel-davranışçı tedavi: Kişiye panik atakları ile ilgili olan yanlış bilgileri ve inançları gösterilir. Vücudundaki yanlış anlayıp, algıladığı ufak hislerin kendini ölüme götürmediği, bunların kısa sureli olduğu belirlenir. Böyle bir şey yeniden olduğunda durumu geçirmek için yapması gerekenler gösterilir. 

Hastalığın Tedavisi Neden önemlidir? 

Vakaların % 40-80’inde majör depresyon dediğimiz tablo hastalığa eklenip,durumu ağırlaştırmaktadır. Kişilerin bahsetmemesine karsın intihar riski yüksektir. Hastaların % 20-40’inda alkol ve madde bağımlılığı görülmektedir. Kişi ilerleyen donemde eve bağımlı hale gelebilmekte ya da hastane,eczane gibi yerlere yakın olmayı yeğlemektedir. Hasta bu konuya yakın olmayan doktorları bir dolaşıp,gereksiz ya da yanlış tedaviler almaktadır. çevresi ile iletişimi bozulan kişinin mesleki,sosyal,ailesel işlevselliği azalmaktadır.
 


Prof.Dr.Aytül çorapçıoğlu

www.kanald.com.tr/doktorum


- -

Daha önce 97 kez okunmuş.

Bu makale size yardımcı oldu mu?



Oyla


İlginizi Çekebilecek Diğer Başlıklar

Hemoglobin A 1c (HBA 1 c) Nedir ve en yüksek değeri ne olmalıdır?
Tıp terimleri ile ilgili sözlük
Vitiligo yani Alaca hastalığı
Alzheimer karşı çay tüketin!
Ciltte görülen yağlanmalar ve sebepleri
Soğuk algınlığında Aspirin kullanımı
İlaç kullanırken aldığınız besinlere dikkat edin
Ağızdan nefes almanın zararları
Diyabete karşı yapılması gerekenler
Yüksek ateşi nasıl düşürebiliriz?
Mide bulantılarını önlemek için!
Anal Kaşıntı nasıl önlenebilir?
Anorektal apseler, belirtileri ve tedavisi!
Ayak Mantarı neden oluşur? Ne gibi önlemler alabiliriz?
Kabızlık sorununuz mu var?
Kulak temizliğine önem gösterin!
Kualk zarı yırtılması ve tedavisi
Her büyüyen lenf bezi tehlikeli mi?
Üretra ve mesane enfeksiyonları
Tırnaklarda görülen mantar enfeksiyonu ve tedavisi

Üyelerimizden YorumlarYorum Yaz

 


ARA

Çocuğunuza Web Sayfası!
Şimdi çocuğunuza bir web sayfası açıp her gün ona yazabilirsiniz. Büyüdüğünde hepsini okuyacak, kim bilir belki siz de ilerde okursunuz.

Daha fazla detay için buraya tıklayın.

Merak Ettiklerinizi Sorun!

Merak ettiğiniz tüm soruları forumlarda sorarak paylaşabilirsiniz..



 Güncel Makaleler
 
Çocuklarda gizli tehlike SSPE!

30 Temmuz 2010 / 11:49
 
Yaz aylarında görülen ishale dikkat!

27 Temmuz 2010 / 09:22
 
Güneş kreminiz sizi ne kadar koruyabiliyor?

24 Temmuz 2010 / 10:46
 
Sedef hastalığı ve tedavisi

23 Temmuz 2010 / 11:25
 
Bebeğinizin giysilerine sinen süt kokusundan nasıl kurtulabilirsiniz?

22 Temmuz 2010 / 10:33
 
Makyaj ürünlerini en doğru şekilde nasıl muhafaza edebiliriz?

20 Temmuz 2010 / 11:38
 
Ayak terlemesine son!

20 Temmuz 2010 / 11:34
 
Diyabet dondurmaları mümkün olduğunca az tüketilmeli!

17 Temmuz 2010 / 10:12
 

 Forumlardan
 
Bebişimi güzel bir hediye

20 Temmuz 2010 / 16:25
 
Bebeklerin zihin inşasında kelimelerin gücü

20 Mayıs 2010 / 17:19
 
İlköğretim Çağındaki Çocukların Internet Kullanım Alışkanlıkları ve Ebeveynlerin Bu Konudaki Tutumu

11 Mayıs 2010 / 17:31
 

 Anket
 
Çocuğunuz olduktan sonra eşinize olan ilginiz azaldı mı?
Evet
Hayır
Biraz
OYLA

Ana Sayfa    Üyelik    Sözleşme    İletişim    Reklam    Yardım  Copyright 2009 | Cocuk.com  
Site Kullanım Sözleşmesine ilaveten > Cocuk.com (c) 2009 Tüm hakları saklıdır ve kaynak belirtmeden kullanılamaz.

Dikkat:Bu sitede yer alan yazıların, uzmanların ve doktorların önerilerinin tümü, bilgi edinmek isteyen kullanıcılar/üyeler/ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların, uzmanların ve doktorların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site , yazarları, uzmanları ve editörleri sorumlu tutulamaz. www.cocuk.com da yer alan her türlü bilgi, değerlendirme, yorum ve görüntüler kişileri bilgilendirmeye yönelik olup, hiç bir şekilde kişinin doktorundan bağımsız teşhis ve tedaviye yönlendirilmesi anlamına gelmemektedir. Burada yer alan bilgi ve değerlendirmelerin uygulanması sonucunda ortaya çıkacak doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan cocuk.com ve ilgili uzman, yazar, editörler veya diğer çalışanlar sorumlu olmayacaktır.


eKolik