6 Eylül 2010, Pazartesi - Test YayınıAna SayfaÜyelikİletişimReklamYardımSözleşme FORUM
Hamilelik Bebek ve Çocuk Aile Sağlık Ergenlik Eğitim Engelli Çocuk Ev Sigorta Yeme-İçme Tatil Oyun
Ana Sayfa Üyelik Sözleşme Forum Sözlük Çin Takvimi
1 2 3 4 5 6 7
Kullanıcı Girişi

E-posta Adresiniz

Şifreniz


Beni Hatırla GİRİŞ

  Şifremi Unuttum | Üye Olmak İstiyorum

Eğitim / Okul Öncesi Eğitim

Bu Sayfayı paylaşabilirsiniz

El yıkama alışkanlığının önemi ve çocuğa bu alışkanlığın kazandırılması


çocuk, dünyaya gizemli bir paket içinde gelmiş bir armağan gibidir. Zaman geçtikçe o paket yavaş yavaş açılır, büyür, serpilir, gelişir. Bizler bu paketten neler çıkacağını her zaman bilemeyiz. Fakat zaman içinde sahne arkasını görebiliriz. Bu süreç tam da bir tohumun ne ağacı olacağını başlarda bilemezken, filizlenip büyümeye başlarken ne ağacı olduğunu anlayabilir, ihtiyacına göre ona en iyi suyu ve gübreyi bulabiliriz.

Batılıların dediği gibi, çocuklarımız bize ‘kullanma klavuzu’ ile gelmiyorlar. Anne-babaların görev bu noktada çocuğun dünyayı nasıl algıladığını ve tepkilerini hangi süreçlerden geçirerek verdiğini anlamaya çalışmaktır. Her ne kadar ‘kendi çocuğumuzu’ en iyi tanıyan kişi olduğumuzu düşünsek de, anne ve baba olmanın getirdiği bazı küçük körlükler yüzünden çocuğumuzla ilgili kimi noktaları istesek de göremeyiz. 

Onların bizi her zaman gözlemlemediğini düşünebiliriz ya da gözlemleseler bile algılamadıklarını düşünürüz. çocuğumuzun el yıkama alışkanlığı da bu örneklemelerin içine alınabilecek en güzel davranımlardan bir tanesidir. 

çocuklarımızda el temizliği sağlıklı bir yaşam için önemli bir unsurdur. Tuvalet ihtiyacının giderilmesi, yemek yeme veya oyuncaklarla oynamalarına kadar çocuklarımızın günlük tüm işlerini elleriyle yaptığını düşünürsek, sık sık yıkanmayan ellerin çocuklarımızın sağlığı açısından tam bir tehdit kaynağı olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Her yıl yaklaşık olarak beş yaş altı 3,5 milyon çocuk ishal ve akut solunum yolu enfeksiyonlarından dolayı ölmektedir. Bu ölümler özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki düşük gelir düzeyine sahip topluluklarda meydana gelmektedir. Yapılan çalışmalarda çocukları el yıkamaya teşvik etmenin bulaşıcı hastalıkları önlemede etkili olduğu gösterilmiştir. El yıkama ile ilgili çalışmaların meta-analizinde ishalli hastalıkların el yıkama ile %47 azaldığı gösterilmiştir.


El yıkama alışkanlığı, sadece anlatmakla değil  uygulamalı olarak ve  küçük yaşlarda kazandırılan bir davranımdır. Siz anne-babaların vereceği bu eğitim haricinde, çocuğunuzun gittiği okulun rehberlik öğretmeni ya da anaokulu öğretmeni aracılığı ile de uygulamalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. çünkü burada önemli olan nokta, sadece el yıkamak değil, doğru el yıkamanın önemli olduğudur. 

Mikropların ellerden arındırılması için doğru el yıkamanın püf noktaları vardır. önce eller su ile iyice ıslatılmalıdır. Sonra ele dökülen sıvı sabunla iyice ovalanmalıdır. Ovalama işlemi sırasında avuç içi, tırnak araları ve bilek kıvrımları unutulmamalıdır.
Ovalama işlemine en az 30 saniye devam edilmeli. Eller bol su ile iyice durulanmalı. Tuvalet ihtiyacının giderilmesinden sonra el yıkama işlemi iki kez tekrarlanmalıdır.

Şimdi gelelim bu davranışı çocuklarımıza nasıl kazandırabileceğimiz hususuna. çocuklarımıza el yıkama alışkanlığını kazandırmanın temelinde, gerçekçi ve doğal davranarak abartıdan uzak kalmak yatar. Kazandırmak istediğiniz bu davranışı çocuğunuza sunarken çocuğunuza saygı duymak, ona değerli olduğunu hissettirmek ve en önemlisi onun penceresinden baktığınızı ona  sunmak ile,  amaçladığınız el yıkama alışkanlığını kazandırmakta  sizi 1 – 0 önde başlatacaktır.

Bu davranışı kazandırırken en sık düşülen hatalar çocuğunuzda ters tepkilere yol açmakla birlikte siz anne-babayla inatlaşmaya kadar götürebilir. Tüm bunları egale etmek için, öncelikle ses tonunuza, beden dilinize dikkat etmelisiniz. çocuğunuza sakin ve net duruşunuzla kontrolü kaybetmediğinizi hissettirmeniz çok önemlidir.

çocuğunuzla ilişkinizle otorite-sevecenlik ilkesini çok iyi kurmalısınız. çocuğunuzun ellerini yıkaması için ona dil dökmemeli, yalvarmamalı, hatta pazarlık etmemelisiniz. Bunun bir gereklilik olduğunu ona şefkatli ama ciddi bir ses tonu ve duruş ile göstermelisiniz.

çok sık başvurulan bir yöntemde  ‘ Baba gelince/ eve gidince/ akşama görürsün’ gibi cümleler ile çocuklarımızı tehdit etmektir. Bu şeklide hiçbir şeyi çözmüş olamazsınız. Siz anne-babaların yapması gereken, çocuğunuza ‘niye’ sorusunu yöneltmektense ‘dedektiflik’ oyunu oynamayı tercih etmektir. çocuğunuzu yakından gözlemleyerek hareketlerinin asıl sebebini daha iyi anlayabilirsiniz.

Sonuç olarak; Tepkilerinizi duygularınızın etkisiyle vermeyin, otorite ipinizi kaybetmeyin, şiddetli veya boş tehditler kullanmayın, hesap sormak yerine gözlem yapın ve çocuğunuza isim takmayın ve etiketlemeyin.

çocuklar anne ve babaların davranışlarını karbon kağıdı gibi aynen kopya ederler. Korku ve kaygılarını da, coşku ve olumlu huylarını da. öğüt vermek yerine davranışlarınızla örnek olun. Onlar için eylem sözden çok daha etkilidir. çünkü çocuklarımız duyduklarını değil, gördüklerini öğrenir ve uygularlar. Sadece çocuklarınızı iyi tanımakla işe başlayınız; çünkü, onları hiç tanımıyorsunuz.


Arent, Ruth P.; Parenting Children in Unstable Times, Fulcrum Publishing, Golden, Colorado, 1993.

Garbarino, James-Stott, Frances M.-Faculty of the Ericsson Institute; What Children Can Tell Us, Jossey-Bass Publishers, San Fransisco, 1992.

Garry Clevelend Myers. Building Personality in Children. New York, Greenberg. 1931.

Uz.Psikolog Sare UçAR


- -

Daha önce 221 kez okunmuş.

Bu makale size yardımcı oldu mu?



Oyla


İlginizi Çekebilecek Diğer Başlıklar

Annelere eğitime başlangıçta güzel bir öneri
Çocuk eğitiminde anne ve babanın tutumu nasıl olmalı?
Çocuk yetiştirmede eğitimin önemi
Eğitimde çocukları anlamak
Eğitimin çocuğun ruhsal gelişimine etkisi
Çocuk eğitiminde yapılması gerekenler
Havale Geçiren Çocuğa Özel Eğitim
Çocuğun konuşma eğitimi
Çocuğun dil gelişimi
Anaokuluna başlamak için en doğru yaş hangisidir?
Anaokulunun çocuğun geleceğine katkısı ve gelecekteki sosyal yaşantısı
Anaokuluna başlayan çocuğa anne ve babanın tutumu
Anaokuluna giderken ağlayan, korkan, çekinen ve hatta sağlık problemi gösteren çocuğun durumu
Anaokulundaki eğitmenlerin bulundurması gereken vasıflar
Anaokulu bulunmayan yerlerde çocuğun okul öncesi eğitiminde anne ve babaya düşen görevler
Çocuklara kitap okuma alışkanlığını nasıl kazandırabiliriz?
1. Sınıf Çocuğunda Dikkat
İstanbul Üniversitesi'nden Çocuklar İçin Çocuk Üniversitesi

Üyelerimizden YorumlarYorum Yaz

 


ARA

Çocuğunuza Web Sayfası!
Şimdi çocuğunuza bir web sayfası açıp her gün ona yazabilirsiniz. Büyüdüğünde hepsini okuyacak, kim bilir belki siz de ilerde okursunuz.

Daha fazla detay için buraya tıklayın.

Merak Ettiklerinizi Sorun!

Merak ettiğiniz tüm soruları forumlarda sorarak paylaşabilirsiniz..



 Güncel Makaleler
 
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve korunma yolları!

1 Ağustos 2010 / 14:50
 
Çocuklarda gizli tehlike SSPE!

30 Temmuz 2010 / 11:49
 
Yaz aylarında görülen ishale dikkat!

27 Temmuz 2010 / 09:22
 
Güneş kreminiz sizi ne kadar koruyabiliyor?

24 Temmuz 2010 / 10:46
 
Sedef hastalığı ve tedavisi

23 Temmuz 2010 / 11:25
 
Bebeğinizin giysilerine sinen süt kokusundan nasıl kurtulabilirsiniz?

22 Temmuz 2010 / 10:33
 
Makyaj ürünlerini en doğru şekilde nasıl muhafaza edebiliriz?

20 Temmuz 2010 / 11:38
 
Ayak terlemesine son!

20 Temmuz 2010 / 11:34
 

 Forumlardan
 
öneriniz nedir?

25 Ağustos 2010 / 11:28
 
Bebişimi güzel bir hediye

20 Temmuz 2010 / 16:25
 
Bebeklerin zihin inşasında kelimelerin gücü

20 Mayıs 2010 / 17:19
 

 Anket
 
Çocuğunuza yeteri kadar vakit ayırdığınıza inanıyor musunuz?
Evet
Hayır
İşimden dolayı ayıramıyorum
Ayırdığıma inanıyorum
OYLA

Ana Sayfa    Üyelik    Sözleşme    İletişim    Reklam    Yardım  Copyright 2009 | Cocuk.com  
Site Kullanım Sözleşmesine ilaveten > Cocuk.com (c) 2009 Tüm hakları saklıdır ve kaynak belirtmeden kullanılamaz.

Dikkat:Bu sitede yer alan yazıların, uzmanların ve doktorların önerilerinin tümü, bilgi edinmek isteyen kullanıcılar/üyeler/ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların, uzmanların ve doktorların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site , yazarları, uzmanları ve editörleri sorumlu tutulamaz. www.cocuk.com da yer alan her türlü bilgi, değerlendirme, yorum ve görüntüler kişileri bilgilendirmeye yönelik olup, hiç bir şekilde kişinin doktorundan bağımsız teşhis ve tedaviye yönlendirilmesi anlamına gelmemektedir. Burada yer alan bilgi ve değerlendirmelerin uygulanması sonucunda ortaya çıkacak doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan cocuk.com ve ilgili uzman, yazar, editörler veya diğer çalışanlar sorumlu olmayacaktır.


eKolik